8 Ekim 2011 Cumartesi

Galatasarayda kaleci arayısı devam edıyor

sezonun başlamasından itibaren 2 ay içinde taraftarın gözünde biten takım. işin ilginç tarafı bu kadar kısa bir zaman sürecinde taraftarın böyle bir raconu kesmesidir. 2 ay önce aslanlar, kaplanlar, ortalığı parçalarız diye bağıranlar şimdi ise göklere çıkarılan isimler yerden yere vuruluyor. kalli gitsin, sabri gitsin, ümit karan gitsin diye. bir tarafta aşırı iyimserlik vardı 2 ay önce şimdi de aşırı bir kötümserlik. herkes gibi galatasaray taraftarı da sevincini ve üzüntüsü aşırı derecede yaşıyor hatta abartıyor. sabırsız bir toplum olduğumuz ve kısa vadeli başarılara önem verdiğimiz Gündemim için galatasaray taraftarının tepkisini doğal karşılamak lazım. sezon başında beklentiler yöneticiler ve medya tarafından aşırı derecede yükseltildiğinden en ufak bir başarısızlık galatasaray taraftarı tarafından tepkiyle karşılanmaktadır. ancak rasyonel düşünme biçimini ön plana çıkartığımızda ortaya çıkan gerçek, galatasaray sezon başında diğer takımlara göre daha hazır durumdaydı ve bu yüzden iyi futbol oynuyordu. diğer takımlar haftalar ilerledikçe eksikliklerini gidermeye başlarken galatasaray yerinde saydı. Güzel Dünya bu gerçek sezon başından beri ortada duruyordu ama galatasaray taraftarı, takım ve yöneticiler bu gerçeği görmek istemedi, görmemezliğe geldi elde edilen galibiyetler bunu örttü. şimdi işler biraz kötü gidince eleştiriler yağmur gibi yağmaya başladı. Fenerbahçenin İşleri Karışık herşeye rağmen galatasarayı tekrar ayağa kaldıracak olan şu MIRAGE MOBILYA VE DEKORASYON anda yerden yere vurulan futbolcular ve kallidir. eleştiri yaparken duygularımızı değil aklımızı kullanarak yapmalıyız. önemli olan galatasarayı sadece kötü gününde eleştirmek değil iyi gününde de aksayan yönleri ortaya koymaktır. yoksa şu futbolcu gitsin, kalli gitsin demek işin kolay tarafı. galatasaray her zaman dimdik ayakta kalacaktır. bu fırtınayı da atlatacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder