3 Mart 2012 Cumartesi

Ariston Servis Adana

açık ve net hiç sevmediğim insan. hatta nefret ediyorum. aslında kızdığım acun değil onu izleyen saf insanlar. onu bu hale getirenler. ancak sinirim ona yöneliyor direkt. bu kadar tutulmasa sorunum kalmazdı belki onunla. şöyle bir örnek vereyim. avatar filmi. türkiye'de yapıldığını hayal edin. neler olurdu sizce? türk sinemasında devrim... sinemamızda görsellikte yeni bir devir başlattı... sinemamızın en iyi filmi... bla bla giderdi böle. çok küçük bir kesim senaryosunun başka hikayelerle aşırı benzer olduğunu dile getirirdi. ama onların sesi de o gürültü de kaybolur giderdi. şu an bizim "yabancı çakması" dizilerimizde olduğu gibi... ama başkaları yapınca ne oluyor? filmin başarısı kadar bu benzerlik de konuşuluyor, puanı kırılıyor, eleştiriliyor. o kadar konuşuldu ki sokaktaki amcam bile avatar'ın senaryosunun çakma olduğunu öğrendi. Ariston Servis Adana işte diyorum ki, biz de biraz duyarlı olsak bu konulara? bu coşkulu milliyetçilik anlayışımızı bu işin dışında tutsak? "türksün olm sen, türkü dinlesene","neden türk dizileri izlemiyorsun" gibi düşüncelerden kurtulsak? bizim bu işte berbat olduğumuzu kabullensek ve bunun için çözümler arasak? kopyacılara değil de, televizyon ve sinemamız için uğraşan, ama kendi ve projelerinin adları bile duyulmayan insanlara destek versek? ooo kime diyorum, siz gidin umutsuz evkadınları denilen rezilliğimizi reytinglerde birinci sıraya çıkarın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder